Mynmar Bagan

Sevgili Metin Denizmen, Mynmar'ın Bagan kentini anlatıyor: "...Bir sabah eşimle Nyang-u’daki Shwedagon Pago’daya yürüyoruz.1089 yılında yapılmış pagoda, Bagan’ın en görkemli pagodası.Kaldığımız bir hafta boyunca Gandawpalin (12. yy ), Ananda (1091), Dhammayaangyi (1167), Shwesantaw (1057) , Mahabodhi (1210) gibi binlerce pagodayı dolaşıp fotoğraflıyoruz."

MYANMAR / BİNLERCE PAGODA’NIN KENTİ BAGAN

Myanmar, ülkenin her köşesi bakir, saf. Global kültürün menfaat güdümlü ilişkileri ile tanışmamış Myanmar’ın çilekeş insanları henüz. Bagan kentine gidiyorum bir gün, ama; kelimenin tam anlamıyla  bir gün sürüyor otobüs yolculuğu. Yangoon’dan 635 kilometre uzaktaki Bagan kentine 26 saat sonra vasıl olabiliyoruz. 

Sabaha karşı uyumuşum, otobüsün durduğunu hissediyorum. Açık pencerelerden gecenin ayazı sızmış içeri, üşüyorum. Otobüsün en arkasında oturuyoruz eşimle, öndeki Myanmar’lılar kafalarını geri çevirip bize bakıyorlar. Arkada bizden başka kimse yok. Sonra, ellerinde tüfekleri ile iki asker giriyor içeri ve koltukların arasından bize doğru geliyorlar. Düzgün bir İngilizce ile; “       pasaportlarınızı alıp bizimle gelin “  diyor kısa boylu olanı. 

Eşime kesinlikle otobüsten ayrılmamasını, ben geri dönemezsem, yolculardan ayrılmamasını söylüyor ve aşağı iniyorum, silahların arasında. 
Küçük bir kulübede teğmen rütbesinde bir genç, potansiyel suçlu imişiz gibi pasaportları inceliyor yarım saat kadar. Sonra; gülümseyerek,  “ 10’ar dolar vereceksiniz “ diyor. Rüşvet isteği sanıp itiraz edecek oluyorum, önündeki tomardan iki bilet kesip uzatıyor. Meğer, daha Bagan’a 20 kilometre olduğu halde, yabancılardan bu kulübede bu şekilde giriş ücreti tahsil ediliyormuş. Rahatlıyor, kendime geliyorum. 

Bu kez, teğmen yanındaki kitaplardan birini uzatıyor ve satın almamı istiyor. George Orwell’in Burma Güncesi bu ( Burma, Myanmar’ın eski isimlerinden biri ). Yolculuğa çıkmadan önce, bu ülkeyi tanımak için George Orwell’in bu kitabının Türkçesini okuduğumu söylüyorum. Yüzü asılsa da kitabı satmak için direnmiyor.

Bagan’daki dört milyon pagoda ( taş ve ahşap tapınak ), Moğol İmparatoru Kubilay tarafından yok edilince günümüze 2021 adet pagoda kalmış. 
Otobüs Bagan’a 7 km. uzakta Nyang-u’da bırakıyor.Rehber kitaplardan bildiğim için yadırgamadım. Nyang-u’da etrafımızı saran rikşa (bisikletli taşıma aracı) sürücülerinden ikisini seçip, 500 kyat’a Old Bagan’a doğru yollanıyoruz. Eşim kendini rikşa’da bulunca şaşırıyor. Bu arada benim rikşacım bir kartvizit uzatıyor. Irrawaddy nehri kıyısında bir otele ait. Bungalovlardan oluşmuş otelin temizliği sessizliği dikkatimi çekiyor, kahvaltı dahil 28 $’a anlaşıyoruz. 

Yirmidört saatin uykusuzluğunu, iki saatlik uyku ile hafifletip , haritadan Anawratha Road’u buluyor Old Bagan’la tanışıyorum. O andan itibaren her sabah gün doğumlarında, akşam gün batımlarında Shwe San Taw Pagoda’nın terasında mevzilenip fotoğraf çekiyorum. 

Sabah karanlığında fotoğraf çekmek için yürürken tamamen tozdan oluşan yollarda sandaletlerimin çıkardığı ‘pöf’ seslerini özlemle arayacağımı biliyorum. 
Bir sabah eşimle Nyang-u’daki Shwedagon Pago’daya yürüyoruz.1089 yılında yapılmış pagoda, Bagan’ın en görkemli pagodası.Kaldığımız bir hafta boyunca Gandawpalin (12. yy ), Ananda (1091), Dhammayaangyi (1167), Shwesantaw (1057) , Mahabodhi (1210) gibi binlerce pagodayı dolaşıp fotoğraflıyoruz.

Ne yazık ki, Bagan’ın kurak, nemsiz iklimi pagodaları savaş yıkımlarından, depremlerden koruyamamış, özellikle 1975 depremi, yorgun pagodaların harap olmasına neden olmuş.İçerideki heykeller müzelere taşınarak yerlerine kopyaları yerleştirilmiş, ancak henüz ciddi kazı yapılmadığından , buraların yağmaya açık olduğu açık açık belli oluyor.

Güzel, gizemli günler çabuk geçiyor, Myanmar’ın başkenti Yangoon’a dönüyoruz başka yerlerini keşfetmek için.

Yorum ya da sorularınız için: bilgi@bilgipesinde.com

Yorum yazabilmeniz için Üye olmanız gerekmektedir. Üye Girişi yapmak için tıklayınız.

Sosyal Medya Sayfalarımız

Diğer Web Siteleri

E-Ticaret Sitelerimiz ve Sayfa kısa yolları